İDARİ YARGI KARARLARININ UYGULANMASI

                Bilindiği üzere 3402 sayılı Kadastro Kanunun amacı ülke koordinat sistemine göre memleketin Kadastral veya Topoğrafik  haritasına dayalı olarak taşınmaz malların  sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek suretiyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun öngördüğü Tapu sicilini kurmak,mekansal bilgi sisteminin alt yapısını oluşturmaktır  

 

               Kadastro Kanunun uygulanması Kanun gereği Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Yine aynı Kanunun 19/b maddesi gereğince Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi,cinsi,ihdas tarihi ve iktişaf sebebi belirtilerek tutanağının ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmektedir.Bu tür belirtmeler muhdesat sahibine  başka bir hak sağlamadığı gibi malikin mülkiyet hakkınıda kısıtlamamaktadır.

 

3402 sayılı yasaya 5831 sayılı yasanın 8.maddesi ile eklenen Ek.4.maddeye göre Hazine adına orman sınırlarına dışına çıkartılan yerlerde de muhdesatların  kimlere ait olduğu belirlenerek Kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmektedir. Bu çalışmaların diğer bir ismi de 2/b sahaları içinde kullanım Kadastrosudur. Bu çalışmalarda tutulan kadastro tutanağının beyanlar hanesine kullanıcı ya da muhdesat sahibinin ismi yazılmaktadır.19.04.2012 tarihli 6292 sayılı Kanun ile 2/B sahalarındaki kullanıcı veya muhdesat  sahipliğinin  31.12.2011 tarihinden öncesine dayananların hak sahibi olabilmeleri imkanı getirilmiştir.Ayrıca 2924 ve 3402 sayılı Kanunlar gereği  kullanım kadastrosu yapılarak kullanıcı veya muhdesat sahipleri olarak  belirlenmiş taşınmazlarda  satış/devir işlemleri yapılmış ise  2012/ 5 sayılı genelge  gereği  güncelleme işlemleride yapılmaktadır.

 

Bu genelge gereğince güncelleme çalışmalarında yeni kullanıcı tespitinin  yapılması  mümkün olmayıp genelgenin B. maddesi gereğince güncelleme çalışması yapılacak yerlerde kullanıcıların kim / kimler olduğu varsa üzerindeki muhdesatların kim / kimlere ait olduğu tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı ise güncelleme çalışmaları sırasında bu kişiler esas alınmaktadır. Tapu kütüğünde kullanıcı ve muhdesat belirtilmemesi durumunda ise Kadastro tutanakları incelenerek , varsa tutanakların edinme sebebi sütunundaki kullanıcılarının devir ettiği kişilerin isimleri  güncelleme çalışmalarına yansıtılmaktadır.Yukarıda belirtilen mevzuat çerçevesinde Müdürlüğümüzün  yetki alanı içinde Bornova ilçesi, Karaçam köyü 102 ada 92 nolu parselde yapılan güncelleme çalışmasının iptali için İzmir 2. İdare mahkemesine dava açılmıştır. Açılan davada  Maliye Hazinesinin ait taşınmazın 2005 yılı ile 2013 yılı arasındaki bir sürede piknik yeri olarak  …… Ş.T.İ tarafından kiralandığı ve taşınmaz üzerinde bulunan günübirlik kullanım alanlarının (wc-hizmet ünitesi) kendi  kullanımında olmaları nedeni  ile  bu parselin güncelleme işlemi esnasında kendi şirketleri adına kullanıcı olarak tespit edilmesi gerekçesi ile idari yargıya dava açıldığı görülmektedir.

 

Oysaki adı geçen parsellerdeki Tesis kadastrosu ve 6831 sayılı yasanın 2/b maddesi 1994 yılında birlikte yapılmış ve tutanağın edinme sebebi kısmında o tarihteki taşınmazın vergi kaydına istinaden hak sahibi olan kişilerin kullanımında olduğu tespit edilmiştir. 2010 yılı güncelleme çalışmalarında da bir devir,yada kayıttan çıkarılma talebi  olmadığından tutanağın edinme sebebi kısmındaki kullanıcı ismi güncelleme çalışmalarında da parselin kullanıcısı olarak değişiklik yapılmadan aynen  yazılmıştır.

 

Yapılan yargılama sonucunda İzmir 2. İdare mahkemesinin E: 2013/188 ve K: 2013/1797 sayılı kararı ile Kadastro Müdürlüğünün ilgili mevzuata uygun olarak yapmış olduğu güncelleme işlemi iptal edilmiştir.İzmir 2. İdare Mahkemesinin bu kararı Muhakemat Müdürlüğünce temyiz edilmiş karar henüz kesinlik kazanmamıştır. İdare Mahkemesi tarafından verilen karar ile idaremizce yapılan güncelleme çalışmalarında belirtilen kriterler arasında yorum farkı oluşmuştur. Davacı şirket vekilince Kararın infazı için Müdürlüğümüze müracaat edilmiştir.

 

2577  sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28.Maddesi ise Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare,gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur.Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.İdari yargı kararlarının infazı için kararların kesinleşmesini beklemeye gerek olmaz iken 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun 350/2 .maddesi “ Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.” Şeklindedir.

 

Müdürlüğümüz bu işlemde davalı idare konumunda olduğundan alınan yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla çalışma esnasında  oluşturulan güncelleme listedeki kullanıcı belirtmesi  iptal etmiş ve ilgili Tapu Müdürlüğüne bildirilmiştir.Ancak kararın Tapu Sicilinde yansıması için adli yargıda muhdesatın iptaline ilişkin yeni bir dava açılmadığından Tapu sicilinin beyanlar hanesindeki muhdesatın terkini  mümkün olmayacaktır.

 

     Kadastro Müdürlüklerinin bundan sonra bu tür İdari Yargı Kararları ile karşı karşıya gelmeleri mümkün olup kararların infazı konusunda zamanında gerekli işlemler yapılmalıdır.Aksi takdirde cezai ve maddi yaptırımlarla karşılaşmak mümkün bulunmaktadır.

 

                                                                                                                                                             M.Koray TOPUZ

                                     İzmir Kadastro Müd.V.

                                       Kontrol Mühendisi